GÜNLER GEÇTİ VE ŞİMDİ...KAMPÜSLERE..

Türkçesi : Sabahattin EYÜBOĞLU
VALERI _ Bütün bu söylediklerin içinde değer verebileceğin bir şey varsa o da sevgimdir, yalnız sevgim.Öteki kaygılarına gelince, baban elinden geleni yapıyor sana hak vermem için. Bir yandan aşırı cimriliği, bir yandan çocuklarına karşı sertliği, daha da olmayacak şeyler düşündürebilir insana. Babandan böyle konuştuğum için beni affet, Elise. Bu taraflarını kimsenin övemeyeceğini sen de bilirsin. Ama umutlarım boşa çıkmaz da anamı babamı bulacak olursam, onun gönlünü yapmak hiç de zor olmayacak bizim için. Her gün haber bekliyorum onlardan, gecikirse kendim gideceğim onları bulmaya.
Baban için neler yaptığımı görüyorsun. Hizmetine girebilmek için az mı şeytanca yarandım ona? Takınmadığım surat, dökmediğim dil mi kaldı hoşuna gitmek için? Maymuna dönüyorum her gün, sevdireceğim diye kendimi. Ama bir hayli ilerledim bu yolda. Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak. Yaranacak mısın, aşırı girmekten hiç korkma. Yalan söylediğin istediği kadar belli olsun, suratından aksın, en zeki insanlar bile kanı veriyorlar dalkavukluğa. Pohpohu bastınız mı, en gülünç, en yüzsüzce söylenmiş sözleri bile yutuyorlar.
Bu benim yaptığım işte insan dürüstlüğünü yitiriyor biraz; ama insanlara muhtaç oldunuz mu, uymak zorundasınız onlara. Onları başka yoldan kazanmıyorsa insan, kabahat pohpohlayanda değil pohpoh isteyende.
Erkek kardeşin oldukça farklı. İkisini birden kazanmaya imkan yok zaten. Baba ile oğlun kafaları o kadar ayrı ki, ya birinin adamı olacaksın, ya da ötekinin. Ama sen bir yandan kardeşinin üstüne düş; aranızdaki dostluğu artır ki bizden yana olsun gerektiğinde. İşte, geliyor. Ben kaçıyorum. Bu fırsatı kaçırma, konuş onunla. Ama bak ne kadar açılmak yerinde olursa o kadar açıl, fazla değil.
BİR SEVGİLİ GELDİ...
(yüksek sesle dinlemeniz tavsiye edilir:)
ANLATAMAM SENİ YA RESÛLALLAH
Dediler bana
-Bu dünya O var diye yaratıldı-
Geldim dünyaya, açtım gözlerimi, aradı bu gözler seni
Ama sen yoktun... Haber göndermişsin
-Kardeşlerime selam olsun- demişsin...
Seni göremeyen kardeşlerine selam
Senden gelen selama can kurban Ya Resûlallah.
Sen ki eşsiz tebessümüyle kalpleri anahtarsız açan,
Sen ki dört mevsim açan gül,
Sen ki bir yavrucağın kuşu ölmüş diye taziyeye giden ince gönül,
Sen ki harbe en önde giden korkusuz cengaver.
Çocukların bile fikrini soran büyük düşünür,
İsmi Allah la yazılacak kadar şereflisin.
Bir hayvan ölüsünden herkes uzaklaşırken
Onun güzel dişlerini görecek göz vardı sende...
Selam vermeyi çok sevmene rağmen
Tembellik yapana bunu layık görmeyecek kadar çalışkandın sen.
Çocuklarla oyun oynayan alçak gönüllü sevgi güneşi,
İki kurbanlığın oğlu olarak asildin sen.
Can düşmanlarının malını emanet ettiği,
Sözüne güvendiği emindin sen
Hz. Yusuf tan güzel, tüm insanlar içinde özeldin sen
İnci dişlerinin arasından çıkanlarla kimsenin incinmediği yürektin sen.
Sen yürüyünce dağlar erirdi, mahlûkat selam verirdi sana,
İftira atanlar üzünce seni melekler öperdi yanaklarından
Münkirler ağlatınca Amine yoktu ki kucaklasın seni?
Abdullah görmedi nasıl cezalandırsın kafirleri?
Ama Rabbin vardı, alemleri senin için yaratan Rabbin...
Miraca çıkardı seni, sevgiliyi görmek herşeye değerdi.
Bahiranın bahçesindeki kuruyu yeşerten sevgili !
Gel ey nebi. Gönlümün bozkırları seni bekler.
Seni sevmek her ruhun yiyeceği, içeceği,
İlahi aşkın gıdası seni sevmekten geçer.
Benim sevgim nedir ki?
Ayçiçeğinin güneşe olan sevgisi...
Önemli olan güneşin, ayçiçeğine ışık göndermesi.
Sana öylesine muhtacım ki... Ölesiye muhtaç...
SENİ ANDIM DÜN GECE...
http://www.binsafahatgrubu.blogspot.com/ dan alıntıdır.
"Türkiye'nin her tarafında Safahat okuyoruz arkadaşlar!Üniversitelerin dine mesafe koymaya çalıştığı bir zamanda Safahat okumayacağız da ne okuyacağız.
Üniversiteli arkadaşların öncülüğünde Safahat okuma grupları oluşturyoruz.Grubunuz iki kişiden de oluşabilir, kırk kişiden de!
İster bangır bangır okursun, ister hafif sesle.İster kampüste oku, ister yurtta, ister camide, ister evde!
Haftada bir onbeş dakika Safahat okuyoruz.Bazı arkadaşlar her sabah namazı sonrası okuyor.Akif'in bir müddet bulunduğu Mısır'da,Doğduğu Kosova sınırlarındaki İpek şehrinde,çocukluğunun geçtiği Fatih Sarıgüzel mahallesinde,milletvekili olarak bulunduğu TBMM'de,Liseyi okuduğu Halkalı'da,destan şiirine ilham veren Çanakkale'de,ve bir süre bulunduğu Berlin'de Safahat okuma grupları oluştu. Sen de bir grup oluştur. Safahat'ı okumaya başla... ve sabırla bitir.."
ALIŞTIRMA: İŞİTİLEBİLİRLİK
Nedret GÜVENÇ-DİNLE BENİ İş Bankası Yayınları